İYİ Kİ DOĞDUM...
Hepimiz baskı altındayız...hepimiz,
Doğduğumuz gün başlar baskı,
Adımızı koyarken bile güç gösterisi yaparlar, metazori bir adımız oluverir.
Baba solcuysa adımız ya devrim ya deniz ya da nazımdır,
Dede dindarsa bir de bakmışsın mücahit, eymen, şahabeddin, kübra olmuşuz bir lahzada
Eh hayırlı olsun artık, ömür boyu damgalandınız
Ermeni, rum, musevi iseniz sevdiğiniz ismi bir türlü cesaret edip koyamazlar toplum korkusundan...birgün size kimse “pis yahudi”, “rum uşağı” aman demesin diye ömür boyu kimseye söylemeyediğiniz bir göbek isimiyle yaşarsınız...
Hayırlı olsun artık ömür boyu kim bu? diyeceğiniz bir resmi ! isimle yaşamaya başladınız... ne azametli ağır bir baskıdır bu...
İsmimi dahi seçememe baskısı ancak alman toplama kamplarında veya 1917 rusyasında olur.
Senin olmayan bir dünyaya hoş geldin...
Gelenekler, görenekler, dini kurallar, ailenin şerefi, soyadımız, babanı üzme sakın, mahalleye rezil oluruz, ne derler, abine saygılı ol, o senin abin, o senin ablan, öğretmenin vurduğu yerde gül biter, kocana saygılı ol, dizlerini kırarım senin, kapa çeneni, millet ne der, benim senin gibi bir evladım yok, evlatlıktan reddederim seni, aman ayıp olmasın, aman bize laf getirme sakın, sesini yükseltme, camide koşuşturma, sen daha çocuksun, Allah’tan kork, aile kutsaldır, millet neder,sus, sus, sus....
Bu lafları işitmeye hazır ol hatta hayatın bunlarla dolu olacak artık,
Biz yokuz bu dünyada, başkaları var hep, onlar var, onların kuralları var...
İnsan insana muhtaç ya...
Ya babamızın parasına muhtacız kendi ayaklarımız üzerinde durana kadar, ya ablamızın evinde kalıcaz ilk işi bulduğumuzda İstanbul’da, ya da cemaat evinde kalmışız talebeyken ekmek elden su gölden bakmışlar bize şimdi diyet ödeme vakti...
Sonuç...
Konuşma özgürlüğü olmayan, hatta konuşmaktan korktuğu için konuşma yeteneğini kaybetmiş bir insan oluverip çıkarız.
Teşebbüs yeteneği sıfır
Eleştiri yapmaktan aciz
Konuşmaktan korkan
Korkak...
Özgürce konuşamayınca yalana da başvuran...
Nerede o Harvard’dan kaçıp okulu terkeden, mahalledeki araba garajında arkadaşlarıyla DOS programını yazan dünya’nın hakimi Bill Gates,
Nerede tüm dünyanın aşık olduğu Hollywood yıldızları,
Nerede trafik kazasında öldüğünde tüm dünyayı ağlatan prenses Diana,
Nerede Titamennan meydanında kızılçinin kızıl tankına şimdi de dünya ekonomisine meydan okuyan çinli gençler,
Nerede traktörleriyle yola dökülüp otobanı kapatan dünyanın en leziz peynir ve şarap üreticileri fransız çiftçiler,
Onlar özgür biz değiliz,
Onlar konuşur biz konuşamayız,
Onlar babalarından çekinir biz ise korkarız,
Onlar mahalleden bahsederken “my neighbourhood” derler, biz mahalle dedikodusundan çekiniriz,
Onlar “family” kelimesini arzu ve sevinçle söylerler biz tedirginlikle “aile” deriz,
Onlar üniformalı birini gördüklerinde saygı duyar, biz aman bana bulaşmasın der kaçmaya çalışırız korkudan...
Onlar Allah’ı sever biz ise korkarız. O’ndan bile.
Biz konuşamayan insanlarız, özgürce konuşmaktan korkan,
Konuşma özgürlüğü bitince beyin düşünmez artık
Beyin durunca yaratıcılık durur,
Yaratıcılık durunca hayat durur,
Hayat durunca insan ölür...
Doğduğum gün ölmüşüm haberim yok...
Benim doğum günüm konuştuğum gündür herkese söyleyin...
İyi ki doğdum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder